21-06-2017 Yusuf AKBULUT

Herkesin Çocukluğunun geçtiği Mahallede ya da Semtte “Mahallenin Delisi” denilen bir kişi vardır. Mahallede yapılan bütün olumsuzlukların sorumlusu odur, bir nevi günah keçisidir.

Yaramaz çocukların önünü almak için Mahallenin delisi ile korkuturlar. Bir dedikodumu yayıldı mahallede, sorumlusu Mahallenin delisidir, cam mı kırıldı, o kırmıştır. Oyuncak mı bozuldu o bozmuştur. Mevsiminde ağaçlardaki meyveler mi aşırıldı, o aşırmıştır.

Mahalleye yabancı birisimi geldi, kimden duydun? Yemin olsun Şu kişiden duydum derler. O kişi zaten bellidir. Mahallesin delisi.

Bu günlerde birileri Bütün Kanun’lardan, Yönetmelikle ve Tamimlerden arınmış olarak meydana Zabıta Teşkilatını koydular her şeyin sorumlusu Mahallenin delisi yaptılar.

Tatlıcı Ali’nin darp edilmesinde  Mahallenin delisi,
Bezelye satan Hanımefendinin darp edilmesinde Mahallenin delisi,
Ordu ilinde Kiraz Satan vatandaşı darp eden Mahallenin delisi.

Haa orada duyarlı vatandaşlarımız var ya insanın ruhunu okşayan göğsünü kabartan yardımlaşma, duygumuzun yayık ayranı gibi köpürüp taştığı andaki gibi darp edilen kiraz satıcısının kirazlarını el birliğiyle satın alıp, mağdur olan vatandaşı Mahallenin delisine karşı korudular (Takdire şayan bir yardımlaşma gözlerim yaşardı ekran başına)

Saymakla bitiremeyeceğim her ilde her ilçede her mahallede oranın delisi vardır.

Ne hikmetse son zamanlarda Deliler çoğaldı. Ben diyorum ki Bu delileri bir merkeze toplayalım ve orada Tedavi-ıslah edelim, yoksa bu deliler Mahallenin, İlçenin, İlin, yakın zamanda Türkiye’nin huzurunu bozacak,  bozmak bir tarafa, başka değil de bu delilere uyan birileri daha çıkar, sayıları çoğalırsa Maazallah ülkedeki vatandaşlarımızın Sağlığı, huzuru esenliği, sağlanmış olur. Yediğimiz gıdalar daha sağlıklı, ekmeğimiz daha temiz, Ülkenin kayıt dışı ekonomisi azalır

Olmaz, olamaz bir mahallede bir deli yeterli ikincisine gerek yok.

İyi de bu delileri ortadan kaldırdık onları bir merkeze kapattık, ıslah ettik vs olması gerekenlerin hepsini yaptık.
Peki sonuç ne olacak?

Ben bu soruyu malum ana haber sunucusu olan ve o ulusal kanalda elinde kalemle, el kol hareketleri ile haber sunan kirli sakallı malum şahsa sormak isterdim zira bu aralar mahallerin delisine takmış durumda.  Neyse şimdilik biz kendi kendimize soralım.

Tatlıcı Ali satışını yapsın, Bezelye satan hanımefendi bezelyesini satsın, Ordu ilinde amcam kirazısın satsın, kalanını duyarlı vatandaşımız el birliğiyle satın alıp mazlumun, mağdurun yanında olsun, bunlara uzanan Delilerin elleri kırılsın.

Oh rahatladım, içimdeki öfkemi, sinirimi boşaltıp öylesine rahatladım ki. Öyle ya bende sonuçta bir vatandaşım. Üstelik mahallenin delisi de değilim. Yani kimse beni sorumlu tutmayacak.

Ruhen, bedenen, pisolojikmen acaip rahatladım. İnanın bu Ramazan ayıda üzerine geldi sanki ayaklarım yerden kesildi içime bir huzur doldu, yüzümdeki tebessüm kulaklarıma kadar yayıldı her zaman kinden daha mutlu daha huzur doldu içime tıpkı bir Yusufcuk böceği gibi havada süzülerek aheste, aheste uçuyorum.

Keşke hep böyle olsam hep böyle havada uçsam ayaklarım yerden kesilse mutlu mesut yaşasam

Böyle devam etseydim ya şimdi nereden çıktı karşıma bu vatandaşlar gözümün önü karardı yolumu şaşırdım havada uçacak yerim kalmadı.

Seyyar simitçi, seyyar patatesçisi, Haşlanmış mısırcısı, gıda üretip, satanlar, Çorapçısı, şemsiyecisi, bunlar yetmiyor gibi biriside kulağımın dibinden avazı çıktığı kadar bağırıyor.

Gel abiiiimmm, gel ablammmmm. Atlet, don, bedavadan biraz pahalı, allısı morlusu rengarenk yetişen alıyor, yetişennnnnnn.

Ya bu vatandaş, öbür vatandaşı niye kovalıyor ki ne olmuş yani aldığı domatesler çürükmüş, varsın olsun insanlık öldü mü yani, çürüklü çakırlı yesin, satan adamı mağdur etmeyin birde arsız, arsız adamı kovalıyor,

Bak birde bu çıktı; kadın çocuğunu kaptığı gibi doktora götürüyor ne oldu ki garibim Çocuğa, ablam avazı çıktığı kadar bağırıyor, Eşek sıpası nereden alıp ta yedin o poğacayı bak boğazında kaldı, Ayyyyy Doktorrrrr yokmu bir doktor? yetişin oğlum nefes alamıyor.

Bunlar yetmiyor gibi birde kulağımı tırmalayan bir ses yankılanıyor. Haydiiii Hurdacı, hurdacııiiiiiiiiiiiiiiyyyyyyyyyyyy

Oda ne öyle takım elbiseli birisi elinde bir tomar kağıtla satıcıyı katmış önüne kovalıyor.

Hey birader ne istiyorsun gariban satıcıdan.

Ya birader sen bir sus hele sen huşu içinde ramazanını eda et evinde yat uyu yada havada mutlu mesut dolaş, bu adam vergi ödemeden senin benim vatandaşın cebinden parasını çalıp kaçıyor.

Yok valla benim cebimden para filan çalmadı adamın günahını alma

İşte içlerinden bir tane aklı başında adam gibi bir adam, yaşını başını almış beli bükülmüş kendini ibadete vermiş yaşlı hacı amcam. İyi de o da memnun değil baksana elinde baston oda bağırıyor. Oğlum çek şu kasayı kaldırımdan geçemiyorum camiye yetişeceğim.

Ya Amca yürü başka taraftan geç! Sanki koca mahallede bir tek bu cami mi var, yürü de sevabın artsın şunun şurasında size hizmet olsun diye meyve getirdim onu satıyorum sizde hiç iyilik bilmiyorsunuz. Dalından topladım kendi ellerimle.

Yok o anlaşılan adam gibi bir huzur bulamayacağım, yeri bıraktım adamlar havada da bize rahat bırakmıyorlar. Anlaşılan her mahalleye bir deli lazım.

Hani  derler ya “Deli Deliyi görüce sopasını saklarmış (mecazi)”

YAŞASIN DELİLER!
YAŞASIN DELİLERİN ONURLU, GURULU, VAKARLI 191 YILLIK VAR OLUŞLARI VE HER MAHALLE İÇİN BİRDEN FAZLA DELİ LAZIM.

Yusuf AKBULUT
Etimesgut Belediyesi Zabıta Müdürlüğü
Yazı İşleri Amiri


Bu yazı 141 defa okunmuştur.



Yusuf AKBULUT Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

İNTERNET SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?

Çok Güzel
Güzel
Daha İyi Olabilirdi
Kötü

Namaz Vakitleri
Puan Durumu