reklam

reklam

18-05-2016 Sadettin ÖZYAZICI

Yerel yönetimlerin görev alanlarının içerisinde önemli bir ağırlığı taşıyan bölümü işyerleri üzerinedir.

İşyeri deyip geçmeyin, aslında ihtisas gerektiren bir konu başlığıdır ama maalesef birçok belediyemizde işyerlerine yönelik uygulamalar belediye zabıtası marifeti ile yerine getirilmeye çalışılmaktadır. Neden ihtisas konusudur, çünkü işyerlerinin taşıması gereken bazı teknik özellikler vardır, ölçümler vardır, kullanılacak makinaların özellikleri vardır ve bu özellikler ancak teknik personeller tarafından incelenip değerlendirilmelidir.

Belediye zabıtalarının işyeri ruhsatlandırma işlemlerini hala yapıyor olmaları, geçmişten gelen bir alışkanlıktır aslında. Zira bir belediye kurulurken olmaz ise olmaz birimlerin başında belediye zabıtası sayılmış ve belediye zabıtaları geçmişte belediyelerin bütün iş ve işlemlerini yerine getiren bir birim olarak faaliyet göstermiştir.

Geçmişte uygulamaların bu şekilde yürüyor olması, o dönemdeki belediye zabıta idarecilerinin de işine gelmiştir. Böylelikle belediyenin en etkin bir pozisyonunda yer aldıklarını düşünmüşler, ancak süreç içerisinde değişen mevzuata ayak uyduramayınca işlerin eskisi gibi kara düzen yürümediğini görmelerine rağmen bu sorumluluklarını üzerlerinden atmak isteseler de üst yöneticiler buna imkan vermemişlerdir.

Gelişen teknoloji, pazar payının ve çeşitliliğin büyümesi, rekabetçi zihniyetin sürekli kendini yenilemesi ve mevzuatın işyerleri açısından çeşitli sınırlar belirlemeye başlaması neticesinde, işyerlerinin denetimi ciddi sorunlar yaratmaya başlamış ve bu sorumluluğu üzerine almak istemeyen diğer birimlerin, bu görevleri yapmaktan imtina etmeleri, işyeri uygulamalarının belediye zabıta marifeti ile yürütülmesine sebep olmaktadır.

Geldiğimiz noktada, işyeri denetimleri gerek mevzuat ile ve gerekse ihtisas konu başlıkları ile ayrışmaya başlamış ve yerel yönetimlerin de kendi içlerinde bu ihtisaslaşmaya gitmesi kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Burada işyeri ruhsatlandırmalarından ziyade ruhsatsız işyerlerine yönelik yapılması gereken uygulamalar üzerine birkaç konuyu izah etmeye çalışacağım.

Bilindiği üzere belediyelerimizde işyeri denetimleri belediye zabıtası marifeti ile yapılmakta ve ruhsatsız olarak faaliyette bulunan işyerleri hakkında bir takım yaptırımlar uygulanmaktadır.

Yapılan uygulamalar her ne kadar belediyeden belediyeye değişse de özünde ruhsatsız işyerlerine yönelik yapılacak uygulamalar gerek 3572 sayılı “İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun” ve gerekse 9207 Sayılı “İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre belirlenmiştir aslında. Fakat mevzuatımız maalesef ruhsatsız işyerlerine yönelik nasıl bir yaptırım uygulanması gerektiğini tam olarak izah etmediği gibi sürekli değişmesi yüzündende takip edilememektedir.

Ruhsatsız işyerlerine yönelik olarak 3572 sayılı “İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun” da hüküm bulunması gerekirken (ki cezalar ancak kanun ile belirlenir) 9207 Sayılı “İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin”  6 ıncı maddesi ile ruhsatsız işyerlerine nasıl bir uygulama yapılması gerektiği kısmende olsa açıklanmıştır. Kısmen diyorum; çünkü bu madde bile durumu tam izah edememektedir.

Madde metni aynen şu şekildedir.
Madde 6- (Değişik birinci fıkra: 19/3/2007 – 2007/11882 K.) Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır.

Görüldüğü üzere “yetkili idareler tarafından derhal kapatılır” cümlesi çok net değildir. Yetkili idareden kasıt ruhsatı veren birim olarak anlaşılmaktadır. Peki ruhsatı veren birimin hangi kurulu ya da personeli tarafından bu uygulanacaktır. Durum izahattan biraz uzak gibi gözüktüğünden, belediyelerin bazıları bu uygulamaları belediye encümenleri eli ile bazıları ise belediye zabıtaları marifeti ile doğrudan yerine getirmeye çalışmaktadır. Böyle olunca da ortaya farklı uygulamalar çıkmaktadır.

Peki; belediye zabıtaları ruhsatsız bir işyeri tespit ettiklerinde nasıl bir yol izlemelidirler.

Olayın aslında iki farklı boyutu bulunmaktadır.
1- İşyeri ticari faaliyette bulunuyor mu yoksa açılış hazırlıklarında mı?
2- İşyeri ticari faaliyette ve ruhsatsız mı?

Birinci sorudan hareket edersek; şayet işyeri henüz açılma aşamasında ve faaliyette bulunmuyor ise burada belediye zabıtaları ilgilinin ruhsat müracaatı olup olmadığını sorgulayacak, eğer ruhsat müracaatları yok ise ilgililerine belediyeye başvurup ruhsat müracaatında bulunmaları ve ruhsatsız olarak faaliyette bulunmaları halinde ise işyerlerinin mühürleneceği yönünde bir tebligat yapmaları gerekecektir.

İkinci soruyu incelediğimizde; işte burada durum karmaşıklaşıyor. İşyeri ruhsatsız ise belediye zabıtaları bu durumda ne yapacaklar?

Bu sorunun cevabı için işyeri mevzuatını incelediğimizde çok net bir karşılık bulamıyoruz. 9207 sayılı yönetmeliğin 6 ıncı maddesine göre hareket edilecekse işyeri ilgilisine ticari faaliyette bulunmaması ve 24 saat içerisinde ruhsat müracaatında bulunması gerektiği söylenerek tebligat yapılacak, bu süre zarfında ruhsat müracaatında bulunmamış ise bir tespit tutanağı ile durumdan belediye encümeni haberdar edilecektir. Belediye encümeninden karar çıkana kadar da işyerinin ticari faaliyette bulunmaması yönünde sürekli kontrollerini yerine getirecektir.

Biliyorum şimdi soruyorsunuz “bu işyerinin ticari faaliyetini, mühürleme yapmadan nasıl engelleyeceğiz” diye.

Bu konu biraz karışık gibi duruyor aslında. Durumu açıklayabilmek için önce 9207 sayılı Yönetmeliğin “Ruhsatın düzenlenmesi” başlıklı 12 inci maddesine bir göz atalım:

"Madde 12- Sıhhî işyeri açmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, işyerlerini bu Yönetmeliğe uygun olarak tanzim ettikten sonra Örnek 1’de yer alan başvuru ve beyan formuyla yetkili idareye müracaat eder. Başvurunun Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olduğunun tespiti halinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye aynı gün içinde verilir."

Yine aynı Yönetmeliğin “İşyeri açma ve çalışma ruhsatının kesinleşmesi” başlıklı;

"Madde 13- İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri, yetkili idareler tarafından ruhsatın verildiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde kontrol edilir. İşyerinin bu süre içinde kontrol edilmemesi halinde ruhsat kesinleşir. Kontrol görevini yerine getirmeyen yetkili idare görevlileri hakkında kanunî işlem yapılır.

İşyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapılacak denetimlerde mevzuata uygun olmayan unsurların ve noksanlıkların tespiti halinde, işyerine bu noksanlık ve hatalarını gidermesi için bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verilir.

Verilen süre içinde tespit edilen noksanlık ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, ruhsat iptal edilerek işyeri kapatılır. Ayrıca ilgililerin yalan, yanlış ve yanıltıcı beyanı varsa haklarında kanunî işlem yapılır.


İşte, sıhhi müesseseler için aynı gün içinde ruhsat verme işlemlerini ve bir aylık sürede de kontrol işlemlerini belediyelerin ruhsat birimi (istisnalar hariç) yerine getiremediklerinden şu anda bir çok işyeri ruhsatsız olarak faaliyete geçmekte ve bir anlamda da ruhsat müracaatı yapmakla kendilerini ruhsat almış gibi kabul etmektedirler.

Hal böyle olunca da sanki belediye zabıtaları görevini yerine getirmiyormuş gibi bir durum ortaya çıkmaktadır.

Halbuki mevzuat, ruhsat işlemlerinin nasıl yürümesi gerektiğini çok açık bir şekilde açıklıyor ama burada sorun belediyelerin günümüz şartlarında bu denli yoğun bir denetimi yerine getirememesinden kaynaklanmaktadır. Kaldı ki ruhsat müracaatında bulunanların dışında hiç müracaatta bulunmayan işyerlerinin durumu da ayrıca tartışma konusudur.

Dedim ya ruhsat müracaatında bulunanlar için neler yapılması gerektiği mevzuatta net bir şekilde açıklanmış, ancak hiç ruhsat müracaatında bulunmayan işyerleri için durum aynı netlikte görünmemektedir.

Ruhsatsız faaliyette bulunan işyerleri için Belediye Zabıta Yönetmeliğini incelediğimizde karşımıza yönetmeliğin Belediye Zabıtasının “Görevleri” başlıklı 10 uncu maddesi çıkmaktadır;

"Görevleri
MADDE 10 – (1) Belediye zabıtasının görevleri şunlardır:
a)
Beldenin düzeni ve esenliği ile ilgili görevleri;
................................................................


13) Kanunen belediyenin izni veya vergi ve harçlara tabi iken izin alınmaksızın veya harç ve vergi yatırılmaksızın yapılan işleri tespit etmek, bunların yapılmasında, işletilmesinde, kullanılmasında veya satılmasında sakınca varsa derhal men etmek ve kanuni işlem yapmak.
................................................................


20) 14/6/1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun ile 14/7/2005 tarihli ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri gereğince, işyerinin açma ruhsatı alıp almadığını kontrol etmek, yetkili mercilerce verilen işyeri kapatma cezasını uygulamak ve gereken işlemleri yapmak.

b) ………………………………..

c) Sağlık ile ilgili görevleri;
...............................................


2) Ruhsatsız olarak açılan veya ruhsata aykırı olarak işletilen işyerleriyle ilgili olarak İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre işlem yapmak.”

Görüldüğü üzere burada da durum çok net değil aslında. Ama 10 uncu maddenin 1 inci fıkrasının (a) bendinin 13 numaralı altı bendinin son cümlesine bakacak olursak belediye zabıtasının ruhsatsız işyerini derhal mühürlemesi gerektiği anlaşılacaktır.

Fakat; yine aynı Yönetmeliğin aynı maddesinin 20 numaralı alt bendine ve (c) bendinin 2 numaralı alt bendine baktığımızda işlemlerin 9207 sayılı Yönetmeliğe göre yapılması emredilmektedir. 9207 sayılı Yönetmeliğin ilgili 6 ıncı maddesi çok net olmadığından mühürleme işlemleri karmaşık bir hal almaktadır.

Bu yazımda aslında hangi işyerlerinin mühürlenmesinden ziyade, mühürlenmiş ve mühür bozma eyleminde bulunmuş işyerlerine yönelik olarak neler yapılması gerektiğini anlatmaya çalışacağım daha ziyade.

Bilindiği üzere belediye zabıtaları ya alınan bir karar doğrultusunda, ya da resen bazı işyerlerini mühürlemektedir. Bu mühürleme işleminden sonra bazı işyerlerinin ilgilileri mühürleri bozarak faaliyette bulunabilmektedir. Bu gibi durumlarda belediye zabıtalarının yapacakları işlem, söz konusu işyeri ilgilileri hakkında mühür bozma tutanağı tanzim etmek ve işyerini tekrar mühürlemektir.

Ancak işyeri mühürlenmiş ve mühürler bozularak bu işyeri el değiştirmiş şekilde karşılarına çıktığında ne yapacağı konusu, belediye zabıtalarını en çok zorlayan konuların başında gelmektedir. Kaldı ki bu gibi durumlar için açıklayıcı veya yol gösterici çok fazla yazılı bir bilgiye ulaşmakta mümkün olmamaktadır.

Belediye zabıtaları mühürledikleri bir işyerinin mühürlerinin açıldığını ve bu işyerinde başka birilerinin faaliyette bulunduğunu tespit ettiğinde, mühürlerin kimin tarafından söküldüğünü bilemeyeceğinden ya da öğrenemeyeceğinden mühür bozma işlemini hem devreden ve hem de devralan açısından yerine getirecektir ve bu kişiler hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunacaktır. Bu durumda mühürü kimin bozduğunu Savcılık makamı araştıracak ve ona göre cezalandıracaktır (ilgili kişi belediye zabıtalarına çeşitli bahaneler ileri sürebilir ancak bu bahanelerini savcı huzurunda beyan ederek haklılığını ispat etmek zorundadır). Devamında ise işyeri ruhsatsız olduğundan dolayı yeni sahipleri adına tekrar mühürleme işlemi yerine getirilecektir.

Bu durum her ne kadar benim şahsi görüşüm olsa da bu görüşümü destekleyen bazı hukuki işlem ve görüşler de mevcuttur.

Kaldı ki; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzun 203 üncü maddesi açıktır:

"5237/T.C.K.
Mühür bozma
Madde 203- (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Dolayısı ile mühürün kim ya da kimler tarafından bozulduğu, savcıların yapacağı soruşturma ile ortaya çıkacaktır.

Peki daha önce mühürlenmiş bir işyerinin belediye zabıtasının haberi olmadan mühürlerinin açılmış olması ve yeni sahiplerinin de ruhsat almış olması mümkünmüdür?

Zaman zaman böyle durumlar ile karşılaşılsa da aslında bu durum bir garabet işaretidir. Zira mühürlenen işyerleri hakkında belediye zabıtaları ruhsat birimlerini bilgilendirmektedir ve bu gibi işyerleri ruhsat müracaatında bulunduğunda ruhsat biriminin bu işyerlerine ruhsat vermemesi ya da ruhsat vermeden önce belediye zabıtalarını bilgilendirmesi gerekmektedir.

Kazasız belasız vazifeler temennisi ile, kalın sağlıcakla.


Bu yazı 9407 defa okunmuştur.



Sadettin ÖZYAZICI Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

İNTERNET SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?

Çok Güzel
Güzel
Daha İyi Olabilirdi
Kötü

Namaz Vakitleri
Puan Durumu