reklam

reklam

18-02-2015 Av.Ervin Celik - TAPDK Uzman Yardimcisi

1. Giriş

Tütün ürünü; tüttürme, emme, çiğneme ya da buruna çekerek kullanılmak üzere üretilmiş, hammadde olarak tamamen veya kısmen tütün yaprağından imal edilmiş maddeyi ifade etmektedir. Tütün içermeyen ancak tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan her türlü nargile ve sigara da (elektronik sigaralar dahil) “tütün ürünü” kabul edilmektedir (1).

Tütün ürünleri tüketiminin ve tütün dumanına maruz kalmanın başta akciğer kanseri olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Tütün ürünlerinin bağımlılığa ve bağımlılığın devam etmesine yol açan kimyasal katkı maddeleri içerdiği; dumanın da farmakolojik olarak aktif, toksik, mutajenik ve kanserojen olduğu kesin olarak bilinmektedir.  Ayrıca, tütün ürünlerine olan bağımlılığının belli başlı uluslararası hastalık sınıflandırmalarında ayrı bir hastalık olarak sınıflandırıldığı kabul edilmektedir (2).

Tütün kontrolü, toplumun tütün ürünleri tüketimini ve tütün dumanına maruz kalmasını önleyerek veya azaltarak sağlık düzeylerini yükseltmeyi amaçlayan, arz, talep ve zararı azaltma stratejileri olarak tanımlanmaktadır.

Tütün ürünlerinin artık herkesin bildiği sağlığa zararlarının yanı sıra çevreyi kirlettiği ve yangınlara sebep olduğu da bilinmektedir. Sigara paketleri, izmarit vb. atıkların (kirletici) yarattığı çevre ve görüntü kirliliği mahalli idarelerin günlük olarak çözmek zorunda kaldığı işlerin başında gelmektedir.

Örneğin, Balıkesir Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nce kentin yaklaşık 700 metre uzunluğundaki en işlek caddesinde (Milli Kuvvetler) yapılan çalışmada, 1,5 saat içinde sigara küllüklerine 400, yere ise 8.000 adet izmarit atıldığı belirlenmiştir (3).

Keza, belediyelerin itfaiye birimleri tarafından yapılan açıklamalar, kent yangınlarının yarısına yakınının tütün ürünleri kaynaklı olduğunu göstermektedir (4).

2014 yılında Türkiye’de yıllık sigara tüketimi (iç satış) yaklaşık 95 milyar adettir. 4.750.000 paket olarak da ifade edeceğimiz tüketime ödenen perakende satış bedeli toplamda 35 milyar TL’yi bulmaktadır.   Bu rakama, kaçak ve sarmalık sigaralara harcanan bedel dâhil edildiğinde toplamda tütün ürünleri tüketimine ödenen bedelin 45 milyar TL’yi aştığı tahmin edilmektedir.

Bu durumda, ülkemizde yaklaşık 15 milyon bağımlının her birinin tütün ürünlerine harcadığı toplam tutar yılda 3.000 TL’yi bulmaktadır.

2.  Kanunla yasaklanan yerlerde tütün ürünleri tüketiminin yaptırımları

4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanunun “Tütün ürünlerinin yasaklanması” başlıklı 2 nci maddesi, tütün ürünleri tüketiminin yasaklandığı yerler ile şarta bağlı olarak tüketimine izin verilen yerleri aşağıda olduğu gibi düzenlemiştir:

“ (1) Tütün ürünleri;
a) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında,
b) Koridorları dâhil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalı alanlarında,
c) Hususi araçların sürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşıma araçlarında,
ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dâhil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında,
d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde tüketilemez.

(2) Ancak;
a) Yaşlı bakım evlerinde, ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde, cezaevlerinde,
b) Şehirlerarası veya uluslararası güzergâhlarda yolcu taşıyan denizyolu araçlarının güvertelerinde tütün ürünleri tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilir. Bu alanlara onsekiz yaşını doldurmamış kişiler giremez.
(3) Otelcilik hizmeti verilen işletmelerde, tütün ürünleri tüketen müşterilerin konaklamasına tahsis edilmiş odalar oluşturulabilir.
(4) Açık havada yapılan her türlü spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı yerler ile bunların seyir yerlerinde tütün ürünleri kullanılamaz. Ancak bu tesislerde, tütün ürünlerinin tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulabilir.
(5) Bu Kanunun tütün ürünleri tüketilmesine tahsis edilen kapalı alanlarının koku ve duman geçişini önleyecek şekilde tecrit edilmesi ve havalandırma tertibatı ile donatılması gerekir.”

4207 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında belirtilen alanlarda tütün ürünleri tüketenlere 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 39 uncu maddesi hükmüne göre 2015 yılı itibarıyla 100 TL idari para cezası uygulanmaktadır. Uygulama, kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili idari birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlisi tarafından, özel hukuk kişilerine ait yerlerde ise kolluk kuvvetleri tarafından yapılmaktadır.

4207 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen aykırılıklara, 2015 yılı itibarıyla 1.357-6.800 TL olarak uygulanmakta olan idari para cezaları,  6487 sayılı Kanun ile “… cezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat, ikinci tekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir.  Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde de işyeri on günden bir aya kadar kapatılır” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

4207 sayılı Kanunun “Diğer koruyucu önlemler” başlıklı 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası, “Tütün ürünleriyle ilgili izmarit, paket, ağızlık, kâğıt ve benzeri atıklar çevreye atılamaz.”  şeklindedir. Aykırılıklara uygulanacak yaptırım ise, “… kamu hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında aykırı davranan kişilere ilgili idari birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlileri tarafından; özel hukuk kişilerine ait ve herkesin girebileceği binaların kapalı ve açık alanları ile sokak veya kamuya ait sair alanlarda aykırı davranan kişilere ise belediye zabıta görevlilerince, elli Türk Lirası para cezası (2015 yılı için 60 TL)  verilir. Meydana gelen çevre kirliliğinin ilgili kişi tarafından derhal giderilmesi hâlinde idari para cezasına karar verilmeyebilir.” şeklinde belirlenmiştir

3. Mahalli İdarelerden ve İdarecilerden Tütün Kontrolü Adına Beklenenler, Örnek Uygulamalar ve Öneriler

Mahalli idarelerden ve idarecilerden tütün kontrolü adına beklenenleri, örnek uygulamaları ve önerilerimizi sıralayacak olursak;

Mahalli idareler ve idareciler, “Satış Belgesi” ve “Nargilelik Tütün Mamulü Sunum Uygunluk Belgesi” için istenen işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının tanzim edilmesinde tütün kontrolü ile ilgili düzenlemelere uygunluk konusunda azami dikkat ve özeni göstermelidir.

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin halk sağlığı politikaları kapsamında tütün kontrolü tedbirlerinin alınarak etkin bir şekilde uygulanması sağlanmalıdır.

Mahalli idarelerin işyerlerine yönelik denetim ve ceza uygulamalarında tütün kontrolü düzenlemelerinin gerektirdiği hususlar dikkate alınmalı, bu yönde genel kolluk birimleri ve İl Tütün Kontrol Kurullarına bağlı denetim ekipleri ile işbirliği yapılmalıdır.  Mahalli mülki amirler tarafından işletmelere verilen kapama cezalarının uygulanmasında bazı sıkıntılar olduğu bilinmektedir.

Mahalli idareler ve idareciler, bir yandan mevcut çalışanların sigara bırakma tedavilerine destek olurken diğer yandan işe alacağı geçici ve daimi personelin seçiminde tütün ürünleri kullanmayan kişileri tercih etmelidir. Örneğin; Sakarya  Hendek Belediyesi,  1998 yılından bu yana sigara içenleri işe almadığı gibi daha önce işe alınan personelin neredeyse tamamına yakınının sigarayı bırakmasını sağlamıştır (5).

Dumansız açık alanlar (çocuk oyun yerleri, parklar, plajlar ve piknik alanları vb.) oluşturmaya yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Örneğin; Mardin Belediyesi, 2012 yılında Türkiye’nin ilk dumansız parkını (Ayn Since Parkı)  hizmete sokmuştur (6).

 


4. Kaynakça

1- 4207 sayılı Tütün Ürünlerin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun,

İnternet Erişimi: 18.02.2015,  http://www.tapdk.gov.tr/tr/mevzuat/kanunlar.aspx

2- TAPDK, “Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi ve Uygulama İçin Kılavuz İlkeler (Madde 5.3; Madde 8; Madde 11; Madde 13.)”,  TAPDK Yayınları, Ankara, 2010

3- www.sondakika.com, “Tiryakilerin izmarit duyarsızlığı”,  23.01.2013

http://www.sondakika.com/haber/haber-tiryakilerin-izmarit-duyarsizligi-4269985/

4- Dünya Bülteni,  “İstanbul'da yangınların yarısı sigaradan”, 09.08.2012

 http://www.dunyabulteni.net/haber/222229/istanbulda-yanginlarin-yarisi-sigaradan

5- -Habertürk Gazetesi, “Sakarya Hendek Belediyesi sigara içenleri işe almıyor”, 19.09.2012

http://www.haberturk.com/saglik/haber/777775-bu-belediye-sigara-icenleri-ise-almiyor

6- İLKHA, “New York’tan sonra Türkiye’nin ilk dumansız parkı Mardin’de kuruluyor”,06.12.2012

http://www.ilkehaberajansi.com.tr/haber/new-yorktan-sonra-turkiyenin-ilk-dumansiz-parki-mardinde-kuruluyor.html


Bu yazı 1440 defa okunmuştur.



Av.Ervin Celik - TAPDK Uzman Yardimcisi Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

İNTERNET SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?

Çok Güzel
Güzel
Daha İyi Olabilirdi
Kötü

Namaz Vakitleri
Puan Durumu