25-02-2017 Alper AKÇAM
Alper AKÇAM

Alper AKÇAM

Ulaşım Hakkımız Sınırlanıyor mu (SINIRLANDIRIYORMUYUZ)?

Genel İdare Hizmetleri Sınıfında bulunan Zabıta Memurları’nın günümüzde ulaşım hakkından yararlanmasına temel dayanak oluşturan, yasal zeminin kısıt(lı)lanarak uygulandığı görüşündeyim. Zabıta personelinin ulaşım hakkı; Türkiye Cumhuriyeti 57. Hükümeti döneminde,24/04/2002 tarihinde  toplanan bakanlar kurulunda gündeme getirilmiş olup, kabul edilen 2002/4109 sayılı kararname ekiyle : “28/1/2002 tarihli ve 2002/3654 sayılı Kararnamenin eki Kararın 3’üncü maddesinde yer alan “basın kimlik kartı sahipleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “belediye zabıtası kadrosunda görev yapan personel” ibaresi eklenmiştir.” Güncel olarak halen bu yasal düzenleme temel alınarak ulaşım hakkından yararlanmaktayız.

Aslında yasal dayanağımız olan bu kararname incelendiğinde, zabıtanın ulaşım hakkının sınırlandırıldığı açıkca göze batmaktadır. Türkiye genelinde zabıta personelinin ulaşımının ücretsiz olması gerektiği kanısını destekler nitelikte bir karardır. 2009 ve 2010 yıllarında İstanbul, Antalya ve İzmir illerini ziyaretlerimde, herhangi bir problem ile karşılaşmadan personel kimliğimi kullanarak (göstererek) belediye vasıtalarından, şehir içi ulaşımda yararlanarak herhangi bir sıkıntı(mukavemet) yaşamadım (ile karşılaşmadım). 2011 yılında İzmir’e gittiğimde üç gün sorunsuz bir şekilde belediye otobüsüne personel kimlik kartımı göstererek bindim. Dördüncü gün farklı bir otobüs şöförü bu kartın Ankara’daki ulaşım için geçerli olduğunu beyan ederek “bu seferlik de binebileceğimi” söyledi, ineceğim yer bölge şefliklerine yakındı ve konuyu onlarla da görüştüm, cüzdanımda ki bakanlar kurulu kararı örneğini gösterdiğim halde ikna olmadılar, o günden sonra bir daha şehir dışında personel kimlik kartım ile şehir içerisinde ücretsiz ulaşım hakkından yararlanmak istemedim. Çünkü toplumumuz da otobüs içerisinde bu tür konuları tartışmak hoş karşılanmamaktadır. Elimizde böyle “ulaşım hakkımızı daraltmayan” bir karar varken, bunun nimetlerinden yeterince faydalanamadığımızı düşünüyorum. Akıllı kart uygulamasının ülke genelinde kullanılmaya başlamasıyla, her belediyenin şehir içi ulaşımda, kendisine ait kart çıkartması bu sorunu daha da derinleştirmiştir. Bir meslek arkadaşım da İstanbul ilinde yaşamış olduğu benzer bir olay da; belediye vasıtasından yararlanmak istediğinde; otobüs şoförünün “bu kartı sadece bulunduğun şehirde kullanabilirsin”, İETT’den İstanbul kart başvurusunda bulunmalısın, telkiniyle karşılaşmıştır. İETT’ye kart başvurusu için giderek, zabıta personeli kimlik kartını gösterip ücretsiz ulaşım kartı almak istediğinde ise, İstanbul belediyesi’ne il dışından gelen zabıta personellerinin kimlik kartı başvurularını ukome kararını gerekçe göstererek kabul etmemektedirler. Dolayısıyla seyahat için normal vatandaşların kullandığı tam kartları tanımlamaktadırlar.

Türkiye Belediyeler Birliği 2009 yılında ki İstatisklerin de tüm ülke genelin deki belediyeler de 15.278 adet zabıta personeli’nin olduğunu tespit etmiştir. Bu rakam sadece Başkentimizdeki Emniyet mensubu kolluk kuvvetlerinin sayısına denk gelmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 102-103. Maddelerinde düzenlenen senelik izinleri kullanım hakları dahilinde, bulunduğu şehirden sınırlı sürelerde ayrılabildiği düşünüldüğünde, zabıta personellerinin bu izinlerinde ücretsiz ulaşım haklarını kullanmaları diğer belediyelerin bütçelerine kanımca ciddi oranda bir yük(külfet) getirmeyecektir. Kolluk kuvveti olarak ülke genelinde hizmet vermediğimiz bir alan yoktur. Türkiye Belediyeler Birliği’nin de desteği  alınarak, Türkiye genelindeki (783.562 km²) alanda zabıta personeli’nin kimliklerinin tek bir elden, örneğin başkentten veyahut İstanbul’dan basılarak, 81 ilin belediyelerinin şehir içi ulaşımını sağlayan ulaşım kartlarının bilgilerinin’de, bu kartların içlerindeki çiplere kodlanarak bu sorunun tamamıyla ortadan kaldırılması sağlanılabilinir. Bu konu hakkında belediyeler birliği, devlet personel başkanlığı, içişleri bakanlığı nezdinde gerekli girişimler yapılarak, altyapı desteği sağlanılabili(ni)r. Bu vesileyle personel kimlik kartı ve otobüs biniş kartları da tek çatı altında birleştirilerek, hem iki kart taşıma zorunluluğu sonlandırılmış olur hemde ikinci bir külfetten kaçınılmış olunur. Her belediye kendi personelinin kartının basımı için ayırdığı bütçeyi, belirlenecek bir merkezde basılması için aktaracaktır. Olası kimlik kaybetme ve işlevini yitirmesi dolayısıyla, yeni kimlik kartlarının gelme süresi 10 güne yakın süreceğinden, kartlar her kişiye “otomobillerin yedek anahtarı mantığındaki” gibi, ikişer tane tahsis edilerek, olası gecikmelerin ve mağduriyetlerin önüne geçilinebilinir. İkinci kartların personel adına belediyelerin personel birimlerinde depolanarak muhafaza edilmesi sağlanılarak, kartların ikinci kişilerce haksız yere kullanılması artniyetinin önüne geçilmiş olunur. Ayrıca mevcut sistemde uygulanan yöntemde olduğu gibi eski kartın işlevsiz halinin; teslimi veyahut kaybedildiğinin tutanakla ispatının ardından, yedek kimliklerin personele verilmesi sağlana(lı)rak, olası kötü niyetli davranışların önüne geçinilmesi sağlanılacaktır.

Tüm bu toplanan veriler ışığında ortak bir karara varılarak, Zabıta Çalıştayın’da bu konu dile getirilerek, Ülke genelinden katılım için konferansa gelen meslektaşlarımız ve belediye başkanlarına bu konu anlatılarak (aktarılarak) geniş bir konsensüs sağlanılarak, buradan alınacak bir destekle bu sorun çözülerek, mesleki problemlerimizden birisine daha çözüm bulunmuş olunacaktır. Umarım literatüre daha evvel girmiş olan bu konu, doğru bir anlatıma kavuşmuştur.

2009 Yılı Personel Sayısı İstatistiği (Kaynak):
http://www.tbb.gov.tr/belediyelerimiz/istatistikler/personel-istatistikleri/

 


Bu yazı 390 defa okunmuştur.



Alper AKÇAM Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

İNTERNET SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?

Çok Güzel
Güzel
Daha İyi Olabilirdi
Kötü

Namaz Vakitleri
Puan Durumu