reklam

reklam

25-04-2018 Ahmet AYDIN

Ekonomik ve beşeri yaşamı denetleme, düzenleme ve önleyici tedbirler alma gibi bir çok konuda yetkisi ve sorumluluğu bulunan Zabıta Teşkilatının, son zamanlarda büyük bir gelişim ve değişim içerisinde olduğunun hepimiz farkındayız. Kendisini anlatma ve farkındalık oluşturmak adına heyecanla çaba sarf edilmektedir. Ulusal Basında çok yer bulmasa da, sosyal medyadan da olsa bunu görebiliyoruz..  

Şikayet! olgusu ile akla ilk gelen merci Zabıtadır. Bu manada Zabıta Teşkilatı diğer kolluk görevlilerine, nazaran daha çok halk ile iç içe çalışmaktadır. Bir çok Kanun ve Yönetmelikle karmaşık bir yetki/yetkisizlik, gücüne/güçsüzlüğüne sahip olmasına rağmen, sorun çözmede kendisine has taktik ve teknikleri geliştirmiş tek Devlet Teşkilatı da diyebiliriz.

1397 Belediyenin bulunduğu Ülkemizde aynı tür şikayet için 1397 farklı çözüm üretilerek, başarılı olunduğunu bile söyleyebiliriz. Ancak üretilen bu çözümler anlık olduğu için bir standarda kavuşamamakta, buda kurumsallık adına yerinde saymaya neden olmaktadır. Bu farklılık nereden geliyor yada sebebi ne diyecek olursak,

- Öncelikle çok sayıda Kanun ve Yönetmelikte tek maddede olsa Zabıtaya görev, sorumluluk, yetki verilmiş yada bunların alınmış olunmasından,

- Bölgesel ve yöresel Kültür farklılıklarından yada kültür göçünün sebep olduğu anlaşmazlıkların beraberinde getirdiği sorunlardan,

- Ahbap Çavuş ilişkisinin hala devam etmesinden, bunu önleyici katı kuralların konulmaması, esneklikten,

- Norm kadrolara göre olması gereken Zabıta sayısının üçte birinden daha az sayı ile çalışılmasından (1397 Belediyede),

- Görev ve sorumluluğunu tam manası ile bilmeyen, anlayıp anlatamayan personelden  (öz eleştiri)
bunlara benzeyen bir çok sebep bulabiliriz.

Polis, Asker, Hakim, Savcı gibi bir okulu bulunmayan Zabıta Teşkilatının da bu tür sorunlar ile baş başa kalması aslında ana sebeptir diyebiliriz. Ana sebep çünkü Okulu olmadığı için Akademisyeni de olmayan bir teşkilatız. Yüksek Lisans veyahut Doktora yapan bazı öğrencilerin hazırladığı tezler (zabıta üzerine) dışında Üniversite anfilerinde yada kafeteryalarında Zabıta adı dahi geçmemektedir. Hal böyle olunca biraz demek yanlış olur baya göz ardı edilmişiz. Üstelik en çok göz önünde dururken. Akademisyenimiz yok alaylımız çok onlarında kendilerine göre farklı ekolleri var! Zaten Zabıtada da Ahilik teşkilatında olduğu gibi usta çırak ilişkisi içerinde işler yürüyor tabi iyi usta ve öğretecek iyi çırak olursa. İkisi de kısıtlı Öğretmek isteyen az, öğrenmek istemeyen! çok. (sonuca odaklı öğrenme daha çok talep edilmekte)

Bütün bu sebepler doğrultusunda sarmal hale gelmiş bu sorunlara kim çözüm üretecek, üretilen çözümleri kim dile getirip hayata geçirilmesini sağlayacak sorusu aklımıza geliyor. Dillendirilip Kamuoyu oluşturulmayan problemler için kimse parmağını dahi kıpırdatmıyor. Örnek verecek olursak; yaklaşık iki yıl önce tarihte ilk defa Zabıtalarında işin içinde olduğu bir yönetmelik hazırlandı, çıktı çıkıyor çıkacak derken malum sebepler dolayısıyla hala çıkamadı. O zaman dillendirilip gündeme aldırılan işin içine Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü de katılarak hazırlanan bu Yönetmeliğin Zabıta Teşkilatının bir çok sorunun çözeceğine inanıyoruz. Bu nedenle bu Yönetmeliğin biran evvel çıkartılarak uygulamaya sokulması konusunda bürokratik yetkililerin hızlı adımlar atması bekliyoruz.

İnsan ihtiyaçları ve istekleri hızla değişmekte bunu bağlı olarak da tedarikçiler, işletmelerde değişmektedir. Özelde hızlı olan bu değişim Devlette de hızlı olmalıdır. Başta da söylediğim gibi Ekonomik ve Beşeri yaşamı denetleyip düzenleyen bir teşkilat olarak, değişimlere daha hızlı cevap vermemiz gerekmektedir.

Seyyar Mahkeme gibi çalışıp bir çok sorunu Adli yargıya intikal ettirmeden çözen Zabıta Teşkilatı Mevzuat olarak ne kadar güçlü olursa, diğer Devlet Kurumları da bir o kadar rahat çalışır. Çünkü Zabıta Adaletin ilk basamağıdır. İlk Basamak ne kadar sağlam olursa diğer basamaklarda bir o kadar güçlü olur.

Halkın esenliği, huzuru, mutluluğu, sağlığı, rahatı için uğraş verirken, bu yolda sağlamak istediklerini kedisinde bulamayan bir teşkilat, faydalı ve verimli olamaz..!

Saygılarımla...


Bu yazı 409 defa okunmuştur.



Ahmet AYDIN Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

İNTERNET SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?

Çok Güzel
Güzel
Daha İyi Olabilirdi
Kötü

Namaz Vakitleri
Puan Durumu