18-12-2018 Ahmet AYDIN

Yerel Yönetim; yerinde, yerinden yönetimin tesis edilmesi amacı ile düşünülmüş ve uygulamaya geçirilmiş Global bir Kamu Yönetimi anlayışıdır. Ülkelerin kullandıkları yönetimsel Rejime göre farklılık ve çeşitlilik göstermek ile birlikte tam olarak oturtulmuş bir iş tanımı ve anlayışı yoktur. Bunda kültür, örf, anane, yaşam tarzları, coğrafi ve stratejik konumlar, yetki ve görev paylaşımı, öteden beri düzenlenmiş güncelliğini yitirmiş Kanun ve Yönetmelikler...  olmak üzere bir çok kriterin etkisi vardır.

Yerel yönetimlerin görevlerindeki başlıca kıstas Mücavir alan genişliği ve Hizmet edilen/edilmesi gereken Nüfustur. Nüfus yoğunluğunun azalıp çoğalmasını belirleyen bir takım etkenleri sayacak olursak.

-Ekonomi, kişi başı gelirin az yada çok olması.
-Yaşam standartları, lüks yada daha düşük seviyede olması.
-Coğrafi  durum, kısıtlı/geniş tarım arazileri, Ulaşım ve hizmetin yapılmasında yaşanan sıkıntılar/daha rahat ulaşım ve hizmet yada Turizm bölgesi olması (deniz,antik değerler...)
-İklimsel durum, Çok çetin yada daha iyi hava koşulları.
-Öğrenim hizmetleri, Yoğun/kıt öğrenim olması

Bunlara eklenecek daha bir çok kriter sayabiliriz. Saydıklarımızın hepsini belirleyen yerel yönetimler olmamakla birlikte Merkezi Yönetiminde büyük payı bulunmaktadır. Yapılan ve yapılması planlanan yatırımlar ile. Bu özellikler bazı İl/İlçeleri cazibe merkezi yaparken Bazı İl/İlçelerinde köhneleşmesine sebep olmaktadır. Duruma bu pencereden bakacak olursak Mücavir alan olarak daha geniş Yerel Yönetimlerin oluşturulması yaşanan sorunların giderilmesinde çözüm olmamakta, daha da çok sorunların oluşmasına neden olmaktadır. Aynı İl içersinde bulunan İlçelerde bile farklı ihtiyaçlar olduğunu düşünürsek bunu mahallelere ve köylere kadar indirgeyebiliriz. Yani A yerleşim yeri için çok önemli bir ihtiyacın B yerleşim yeri için hiç bir anlam ifade etmemesi gibi. Bunlar komşu dahi olsa.

İlin tamamını Büyükşehir Belediyesi adı altında bir kuruma bağlamak, bununla birlikte bir çok yetki ve sorumluluğu da o kuruma aktarmaktır. İlgili Kanun ile bir çok sorumluluk verilen Büyükşehir Belediyeleri gerek personel yetersizliği gerekse ekipman yetersizliği nedeni ile bir çok işe yetişememektedir. Yönetime merkezi açıdan bakmak zorunda kalan Büyükşehir Belediyeleri aslında Merkezi Yönetimde rol çalmaktadır. Yapılan bir çok yatırım fizibilite çalışması yapılmadan tasarlandığı için merkez/taşra ilçe halkı tarafından memnuniyetle karşılanmamakta, hatta eleştiri konusu bile olabilmektedir.

Yetişmek, aslında orada olmaktır. Acil ihtiyaç olan İtfaiye, Zabıta Su Kanalizasyon hizmetlerini sorumlu bulunduğu ilin tüm mücavir alan sınırlarına yayamayan Büyükşehir Belediyeleri (personel yetersizliği) görevini tam manası ile yerine getirememektedir. Özelliklede vatandaşımızın zaman kaybına tahammülünün olmadığı günümüzde.

Büyükşehir Belediyesi sınırları içersinde hali hazırda bulunun İlçe Belediyeleri, sorumlu olduğu İlçe sınırları içerisindeki vatandaşın sıkıntıları ile bir bir muhatap olmasına rağmen kıt yetki ve gelir ile sorunları çözmeye çalışmaktadır. Vatandaş kendisine en yakın kurumu bilmekte sorununun da o kurum tarafından çözülmesini istemektedir. Örneğin ilçe merkezine uzak bir mahalle yolunun yapılması, Büyükşehir Belediyesinin görevi olduğu halde İlçe Belediyesinin kapısı aşındırılmakta, sorun yazışmalar ile Büyükşehir Belediyesine aktırılmakta iş yapılsa bile süreç uzamaktadır, buda memnuniyetsizliğe sebep olmaktadır. Bunlara su ve kanalizasyonu da ekleyebiliriz.

Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi adına, büyütmek yerine daha küçük yerel yönetimler ile daha güçlü yerel yönetimler oluşturulup, gerekli olan hizmetlerin daha çabuk ve yerinde yapılması sağlanabilir.

Daha evvel su hizmetini kendisi sağlayan ilçe Belediyelerinin kasalarına sıcak para akışı sağlanıyor, aynı zamanda da vatandaşa daha hesaplı su temin ediliyordu. Bu durum elbette ticareti de etkiliyor, üretimde maliyet olan su parası çıktı fiyatlarına yansıyarak ülke geneline yayılmış oluyor. Bir Belediye Başkanının söylediği şu söz aklıma geliyor. Biz Metropol olmadan önce suyumuzu bol miktarda uzun çabalar sonucunda İlçeye getirdik, maliyeti bize düşük olduğu içinde Halka elli kuruştan veriyorduk ve kurtarıyordu, hemen sonra Büyükşehir' e bağlandık ve su ücretleri dört lira oldu, üstelik bizim getirdiğimiz suyun.

Yirmi dört yıllık Belediyeci olarak şimdiye kadar katıldığım çeşitli organizasyonlardan edindiğim bilgi ve tecrübe ile dilim döndüğünce kendi düşüncelerimi anlatmaya çalıştım. Elbette farklı düşünen, farklı fikirleri olanlarda olacaktır.

Yerel yönetimler çok kapsamlı ve geniş, üzerinde titizlik ile çalışılıp yeniden dizayn edilmesi, bunu yaparken de daha küçük ve güçlü yerel yönetimlerin oluşturulması gereken bir konu.

Ahmet AYDIN


Bu yazı 914 defa okunmuştur.



Ahmet AYDIN Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

İNTERNET SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?

Çok Güzel
Güzel
Daha İyi Olabilirdi
Kötü

Namaz Vakitleri
Puan Durumu