reklam

06-01-2017 Abdullah DURMAN

Zabıta mesleği, doğası gereği tamamen iletişim üzerine kurulmuş bir meslektir. Hal böyle olunca etkili iletişim teknikleri kullanarak çalışmamız, işimizi kaliteli yapmamız açısından büyük önem arz etmektedir.

Mesleğimizi icra ederken önce kendimizi tanımalıyız, biz bu işi ne için, kim için yapıyoruz. Hepimiz bir kamu kurumuna bağlı çalışan Devlet memurlarıyız, bu doğrultuda işimizi kamu için, kamunun düzeni için yapmaktayız. Kamu genel manada Devlet Dairesi gibi algılansa da, aslında kamu halk anlamına gelmektedir. O halde kamu hizmeti derken, Halka verilen hizmeti algılamalıyız. Yani biz Halk olduğu için çalışan bireyleriz. Kendimizi bu şekilde tanımamız işimizi daha sağlıklı yapmamızı sağlayacaktır. Neticede bizler de özünde Halkın birer fertleriyiz.

Kendimizi açmak ve kendimizi doğru ifade etmek; Bizlerde toplum da yaşayan birer bireyleriz, ancak bizim toplum içinde birde rolümüz var buda mesleğimiz. Mesleğimiz gereği uymamız ve uygulamamız gereken yasal düzenlemeler var. Kendimizi ifade edebilmemiz için bize verilen yetkileri ve sınırlarımızı bilmemiz uygulama açısından büyük önem arz etmektedir. Yasa ve Yönetmelikler ile çerçeve altına alınan mesleğimizi bilmeden kendimizi ifade edemez ve bocalarız.

Yaptığımız denetim ve kontrollerde muhatap olduğumuz kişileri etkin ve ilgi ile dinlemeliyiz. Yönelttiğimiz sorulara verilen cevapları iyi dinlemezsek etkili ve adil bir denetim yapamayız. Bunun neticesinde de vereceğimiz karalar doğru olmaz.

Empati kurabilmek; Muhakeme etme kapasitemiz maksimum düzeyde olmalı ki denetim esnasında gördüklerimizi iyi analiz edebilelim. Aynı zamanda karşımızdakinin ruh halini de anlayabilelim. Böyle olunca karşımızdakinin yerine kendimizi koyup sonuç ve değerlendirmemizi daha objektif yapabiliriz. Unutmayalım ki karar verirken bizler hem Hakim hem de savcı aynı zamanda da Kamu vicdanını temsil etmekteyiz.

Hoşgörülü ve ön yargısız olmak; Telafisi mümkün olan fiiller ile karşılaştığımızda iyi niyetli yaklaşımda bulunarak, eğitici ve öğretici sözlerle karşımızdakini ikna etmek, denetim yaptığımız işletme nezdinde saygınlığımızın artmasına vesile olur. İlla da bir eksiklik bulacağım diye ketum bir tutum içerisinde çaba sarf edersek art niyetli davrandığımız imajını bize yükleyecektir. Bu ortamın gerilmesine ve istenmeyen olayların cereyan etmesine sebep olur.

Eleştiriye karşı açık olmak; Eleştiri bizi öfkelendirmek için yapılabilir. Böyle durumlarda daha sakin ve aklıselim davranmak icap etmek gerekir ki tatsız olaylar vuku bulmasın. Doğru zamanda doğru denetim yaparsak birçok eleştirinin de önünü kesmiş oluruz. İnsanlar hatasız değildir bizimde yanlış ve eksiklerimiz olabilir, o yüzden eleştiri kendimizi geliştirmemizi de sağlayacaktır. Deneyim ve tecrübemizi artırmamız da bizlere katkı sağlar eleştiri.

Jest ve mimiklerimizi doğru kullanmalıyız, öfke dolu bakışlar, olması gerekenden fazla el kol hareketleri ortamın gerilmesine neden olur ki buda yaptığımız denetimin amacı dışına yol açar.

İletişimde bir kültür etkeni vardır. İçinde bulunduğumuz sosyolojik yapının kendine has ritüelleri, gelenek ve göreneklerine göre oluşmuş iletişimde diyebiliriz buna. Mesleki açıdan da bunları iyi bir şekilde gözlemleyip, iletişimimize monte etmemiz gerekir. Aksi takdirde iletişimde kültür çatışmasına neden olabiliriz. Bu da elbette iletişimin farklı ve geniş kapsamlı bir boyutu.

Unutmayalım ki biz Kanun ve Yönetmeliklerin verdiği yetkiler çerçevesinde hareket eden özel kolluk güçleriyiz. Biz suçlularla değil, kabahat işleyenler ile mücadele ediyoruz. Kabahat işleyenlere karşı uyguladığımız kanun dışı hareketler suç olarak nitelenmektedir. Kabahati önleyelim derken suç işler duruma gelmeyelim.

 Abdullah DURMAN
info@zabitahaberleri.com


Bu yazı 975 defa okunmuştur.



Abdullah DURMAN Diğer Yazıları
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

İNTERNET SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?

Çok Güzel
Güzel
Daha İyi Olabilirdi
Kötü

Namaz Vakitleri
Puan Durumu