27-02-2017 GÜNDEM

Yasaklar Çiğnenmek İçin Vardır!

Yasaklar Çiğnenmek İçin Vardır!

Ülkemizde Belediyelere bağlı olarak hizmet sunan Zabıtalar, çalıştıkları alan içerisinde huzur, sağlık ve düzenin sağlanması konusunda hizmet sunan Belediye tarafından istihdam edilen ve belirtilen emir ile yasaklara uyulup, uyulmadığını denetleyen Devlet memurlarıdır. Zabıta Memurları çalıştıkları bölge içerisinde gerek Belediye tarafından gerekse Kanun ve Yönetmeliklerdeki emir ve yasakları uygulayan toplumun huzur, güven ve sağlığı konusunda denetimler yapan kolluk güçleri olarak bilmektedir/bilinmemektedir. Bu doğrultuda Zabıtanın yaptığı işi tamamen halka hizmet etmek olarak değerlendirmeliyiz. Hatta Halka rağmen Halka hizmet. Halka rağmen Halka hizmet sözü tuhaf, yâda ağır olarak değerlendirilebilir ancak, haddinden fazla yaşanmışlıklar ile ispatlanmıştır. Bu söze yazımın ilerleyen bölümlerinde örnek ile açıklama getireceğim. Hemen kızıp ön yargılı duygulara kapılmayın.

Toplumda yasalar genellikle örf, adet ve etik/ahlaki davranışlardan yola çıkılarak Kanunlaştırılır. Özellikle Türk Töresinde yazılı olmayan kötü davranış biçimleri zamanla yazılı olan Kanunlara dönüştürülmüştür. Kanunların amacı da Devleti ayakta tutmak, Devlet içerisinde yaşayan bireylerin özellikle beşeri ilişkilerini denetim ve kontrol altına almak içindir. Yasaların belirlenmesindeki başka bir boyut ise Kültürel değerler ve yaşam tarzlarıdır. O nedenledir ki Ülkeden Ülkeye yasalarda farklılıklar olmaktadır. Kanun koyucular da bu kıstasları göz önünde tutarak düzenlemeler yapmaktadırlar.

Yasaların anlaşılır ve açık olmasında Dil de önemli bir etken olabilmektedir. Özellikle Ülkemizde dilimizdeki çoğu kelimenin birden çok anlamı olması nedeniyle Kanun ve Yönetmelikler farklı şekillerde yorumlanabilmektedir. Net ifadeler ile bitmeyen Kanun ve Yönetmelik maddeleri de aynı şekilde yoruma muhtaç şekilde beklemektedir. Bu nedenledir ki Ülkemizdeki Kanun ve Yönetmeliklerin tekrar gözden geçirilip güncelleştirilip sadeleştirilmesi gerekmektedir.

Kültürümüzde olmasa da dilimize dolanmış bir tabir vardır, belki de kendimizi masum gösterip haklı çıkmak için kullanırız. “Yasaklar çiğnenmek için vardır” Genelde bu söz ya yasak çiğnenmek üzereyken kullanılır ya da çiğnendikten hemen sonra. Elbette her çiğnenen yasağın da, Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde bir karşılığı vardır. Bu ya suç olarak değerlendirilir veya da kabahat. Kabahat olarak değerlendirildiğinde konu zabıtanındır, genel manada. Bunun karşılığı faaliyetten men ve para cezasıdır, ikisi birden uygulanır. Aslında başka bir tabir bunu ifade etmeye uyar ama “ gülü seven dikenine katlanır” diyelim.

Konuyu başka bir boyuttan değerlendirirsek, Kanunlar ve Yönetmelikler ne kadar çok delinip çiğnenirse bir o kadar çok düzenleyen ve denetleyen insan ve kurum sayısı artar. Hani hep dersiniz ya benim vergim ile maaş alıyorsunuz. Ha işte o senin vergin yasaları çiğnedikçe ya da göz yumdukça artar, daha çok vergi ödersin. Yani yasaları çiğneyenler hem kendilerinin cezalandırılmasına neden olurlar, hem de o toplumda yaşayanların. Toplumda kanunsuz işler ne kadar çok artar ise ödediğimiz vergide bir o kadar artar. Şöyle tarif edersek daha iyi anlaşılır. Sokağı insanlar ne kadar çok kirletirse Belediye temizlemek için daha fazla personel almak zorunda kalır. Bunun sonucunda da senden aldığı vergiyi de aynı oranda artırması gerekir veya toplumun geneli yararına yapacağı bir yatırımı iptal eder ya da durdurur. Yani ne kadar çok suç o kadar çok Polis, Adliye çalışanı ve binası, Hapishane ve personeli ya da ne kadar çok kabahat o kadar çok Zabıta olarak tecelli eder. Bunun günümüzdeki en basit çözüm yöntemlerinden bir oto kontroldür. Bizde ispiyonculuk gibi algılansa da olması gereken budur. Yani Vatandaşın gördüğü olumsuzluklar karşısında Devletten yana olup ilgili kolluk güçlerine haber vermesi. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın deyip sırtını dönersen illaki bir gün ucu sana dokunur.

Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek bir davranışı, Zabıta üzerinde örneklersek, sokakta seyyar satıcılık yapan birisine Zabıta müdahale ettiği zaman, vatandaş tepkisini hemen Zabıtaya gösteriyor. Hâlbuki seyyar satıcının faaliyeti kanunsuzluktur. Hemen devreye Türk vicdanı giriyor ve mazlum gibi görünenden, rol yapandan yana olunuyor. Üstelik hiçbir mazlumluğu yokken. Evet, evine ekmek götürmek için yapıyor bu işi ama yasaları çiğneyerek üstelik sağlıksız bir şekilde. Zabıtanın yaptığı müdahale seyyarın hinliği ile birde ayyuka çıkıp ta uyanık birisi tarafından videoya çekilirse. Onun üzerin de reyting peşinde koşan bir haberci tarafından çekilen vidodan şiddet gibi görünen kısımlar ayıklanıp kamuoyuna sunulursa vay o Zabıtaların haline. Bir hafta haber programlarında dolaşır, hadi haberler neyse de sosyal medyada çeşitli platformlarda sinkaflı hakaretlerle yerden yere vurulur Zabıta. Bunu sosyolojik boyutu da var tabi orası biraz uzun olsa da, eğitim gören Zabıta çocuklarının Okullarında başına gelen olaylar, zincirleme bir durum anlayacağınız.

Bu doğrultuda bizim Halkımızdan isteğimiz, Zabıta olsun diğer kolluk güçleri olsun müdahale ettiğimiz olaylarda karşımızdakini savunur şekilde olaya müdahil olmayınız. Zaten o kişiler kendilerinden yana olup aradan sıyrılacak birilerini ararlar. Konu vicdana gelince de elbette bizimde bir vicdanımız var, elbette bizlerde vicdanımızla ölçüp biçip olayı o çerçevede sonuçlandırıyoruz. Halka rağmen derken söylemek istediğimde buydu işte. Bizim karşımızda rağmen olmayın, ya bizim yanımızda olun, ya da bırakın işimizi yapalım.

Yasalara, Kanunlara ve dahi yönetmeliklere uyalım uymayanları uyaralım.

Saygılarımla
Ahmet AYDIN


Bu haber 1213 defa okunmuştur.

HABERE YORUM YAZIN

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

İNTERNET SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?

Çok Güzel
Güzel
Daha İyi Olabilirdi
Kötü

Namaz Vakitleri
Puan Durumu