reklam

13-04-2017 GÜNDEM

Belediye Zabıtalarının Maktu Mesaileri

Bu ayki yazımı, yıllardır tartıştığımız ama bir türlü haklılığımızı ispatlayamadığımız, ya da bazı noktalarda haklılığımızı ispatladığımız ama hakkımızı alamadığımız çok önemli bir konuyu tekrar ve yeniden gündeme taşımak amacıyla hazırladım.

Belediye Zabıtalarının Maktu Mesaileri

Malumunuz olduğu üzere belediye zabıta memurluğu gerçekten stresli ve yorucu bir meslek. Bu mesleği icra edenler bir nebze olsun stresli çalışma ortamlarından uzaklaşmak amacı ile zaman zaman izin kullanma ihtiyacı hissederler ki; bu bütün devlet memurlarında olduğu gibi belediye zabıta memurlarının da en doğal haklarıdır. Ancak gelin görünki belediye zabıta memurları senelik izine çıkmaktan imtina eder duruma gelmişlerdir. Sebebi ise senelik izine çıktıklarında görevde iken almış oldukları “maktu mesai” ücretlerini alamamaktadırlar. Böyle olunca da izine giden personel izin dönüşü eksik ücret alacağı için aile bütçe hesaplamaları alt üst olmakta ve izine çıkmamayı tercih etmektedirler.

Yıllardır, belediye zabıta memurlarının maktu mesai ücretlerinde kesinti yapılmasının personelin izine çıkmasının önünde bir engel oluşturduğunu ve bu durumun personelin ruh haline olumsuz yansıdığını, bu olumsuzluğun bir an evvel çözüme kavuşturulması gerektiğini yazdık, çizdik, anlattık, mahkemelere müracaat ettik, bazen olumlu görüşler dahi aldık. Ama hala bir arpa boyu yol alamadık.

Hep söyledim yine söylüyorum.

Belediye zabıtalarının yıllık izinlerinde geçirdikleri sürelerde maktu mesaileri kesilmemelidir.

Bu iddiamı gerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yapılan bir takım düzenlemeler ve gerekse müracaat ettiğimiz bazı kurumlardan aldığımız görüşler desteklemektedir.

Belediye zabıta memurlarının yıllık izinlerinde geçirdikleri sürelerde maktu mesailerinde kesinti yapılmaması yönünde Türkiye Belediyeler Birliğinin (14/07/2011 tarih ve 339-1711 sayılı) görüş yazısı bulunmaktadır. Ayrıca yine Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Maliye Bakanlığına yazılmış 19/10/2011 tarih ve 540-2436 sayılı bizim tezimizi destekleyen bir görüş yazısı da bulunmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinin son fıkrasında geçen;

Yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır.” Hükmününde aslında bizi desteklediğini düşünmekteyiz.

Yine aynı Kanunun 104 üncü maddesinin E) fıkrasında 13/02/2011 tarihinde yapılan değişiklik bizim tezimizi desteklerken “Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında malî haklar ile sosyal yardımlara dokunulmaz.” hükmü bulunmaktayken ve tamda maktu mesai kesintisine çözüm bulduğumuzu düşünürken aynı fıkrada bu kez 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK’nın 5 inci maddesiyle bir değişikliğe gidilmiş ve mevcut “E)” fıkrası, “G)” fıkrası olarak teselsül ettirilerek aynı cümle bu kez “Yıllık izin ve mazeret izinleri sırasında fiili çalışmaya bağlı her türlü ödemeler hariç malî haklar ile sosyal yardımlara dokunulmaz” şeklinde bir düzenlemeyle belediye zabıta memurlarının önüne yeni bir engel çıkarılmıştır.

Görüldüğü üzere belediye zabıta memurları haklarını arama noktasında taleplerini ilgili kurumlara ilettikçe, yasalarımızda bu konuda eğer belediye zabıtalarının taleplerini destekleyecek az da olsa bir açık kapı varsa maalesef bu kapılarda kapatılmaya çalışılmaktadır sanki.

Aslında yukarıda bahsetmeye çalıştığımız 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddedeki Yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır.” cümlesi bir nebze olsun bizim sorunumuza çözüm olacak gibi gözükse de aksi görüşü savunanlarda bulunmaktadır. Her ne kadar bu cümle Kademe ve Kademe İlerlemesi başlığı altında yer alsa da müstakil bir cümle olarak teselsül ettirildiği için bu cümlenin aslında bizim sorunumuza çözüm getirecek bir cümle olduğu iddiamızı hala savunmaktayız (çıkmadık candan ümit kesilmez misali). Bu iddiamızı savunurken bir taraftan da “bu açık kapıyı da kapatıp iyice önümüz kesilir mi?” diye de çekinmiyor değiliz.

Peki belediye zabıta memurlarının maktu mesailerinin yıllık izinde kesilmemesi yönünde sağlıklı ve kesin bir düzenleme yapılamaz mı?

Aslında bu sorunun cevabı bize göre çok basit, zira halen yürürlükte bulunan 5393 sayılı Belediye Kanununun “Zabıtanın görev ve yetkileri” başlıklı 51 inci maddesinin dördüncü fıkrası;

“Zabıtanın görev ve yetkileri


Madde 51- ………………………………………………………………………………………………

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

Zabıta personelinin çalışma süresi ve saatleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde düzenlenir. Belediye zabıta ve özel güvenlik hizmetlerinde fiilen çalışanlara, fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.”

şeklindeyken, maddenin aşağıdaki şekilde düzenlenmesinin sorunumuzu kökten çözeceğini düşünmekteyiz.

“Zabıtanın görev ve yetkileri


Madde 51- ………………………………………………………………………………………………

…………………………………………………………………………………………………………….

…………………………………………………………………………………………………………….

Zabıta personelinin çalışma süresi ve saatleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde düzenlenir. Belediye zabıta hizmetleri kadrosunda fiilen çalışanlara, fazla mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir. Belediye zabıta memurluğu kadrosunda fiilen görev yapan zabıta personelinin, cari yılda hak ettiği yıllık iznine çıkması durumunda maktu mesai ücretlerinde kesintiye gidilmez. Cari yılda hak ettiği izin haricinde çıkılan izin günleri ile ilgili olarak maktu mesai ücretlerinde gün hesabı ile kesinti yapılır.”


Bu düzenleme talebimizdeki gerekçemiz ise şu şekildedir:

Belediye zabıta memurluğu kesintisiz yürütülen bir görevdir ve belediye zabıta memurları yıllık izinlerine çıktıklarında belediye zabıta memurluğu kadrosunu boşaltarak gitmediği gibi yerine bakacak personel zaten bu görevin aksamasına mahal vermeyecek şekilde görev yapmaktadır. Ayrıca artık belediyelerde özel güvenlik görevlisi kadrosu bulunmadığı için madde metninde yer alan “özel güvenlik hizmetleri” cümlesinin bu maddede yer almasının doğru olmadığı kanaatindeyiz.

Ayrıca “cari yılda hak ettiği izin süresince” dememizdeki maksat ise; personelin iki yılın iznini birleştirme cihetine giderek idareyi zorda bırakmamasıdır. Böyle olunca hem personel hak ettiği yıllık iznini kullanmakta bir çekince taşımayacak ve hem de izin biriktirmesinin ona maddi bir katkı getirmeyeceğini görmüş olacaktır. Personel, cari yılın dışında izin kullanmak zorunda olursa veya bu iznini de kullanmak arzusunda olursa cari yılda hak ettiği izninin dışındaki her bir gün hesabı ile maktu mesai ücretinde kesintiye gidilecektir.

“Belediye zabıta hizmetleri kadrosunda fiilen çalışanlara” şeklindeki talebimizin amacı ise bazı belediyelerde zabıta kadrosunda bulunup zabıta hizmeti dışında başka görevlerde çalışanlar kast edilmektedir. Örneğin; kadrosu zabıta olup yazı işleri, özel kalem, halkla ilişkiler gibi belediyenin başka birimlerinde görev alıp bilfiil zabıta hizmeti görmeyen ve zabıta gibi mesai yapmayan personelleri kast etmekteyiz.

Kuyuya bir taş daha atmış olalım dedik…


Sadettin ÖZYAZICI


Bu haber 6878 defa okunmuştur.

HABERE YORUM YAZIN

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
Anketimize Katılın

İNTERNET SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ ?

Çok Güzel
Güzel
Daha İyi Olabilirdi
Kötü

Namaz Vakitleri
Puan Durumu